Enduroist Slogan
Bizi Takip Edin Follow us on Facebook Follow us on Twitter Watch us on YouTube
Kayıt ol
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
1 den 10´e kadar. Toplam 16 Sayfa bulundu
  1. #1
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart ENDÜLÜS 2021

    Merhaba arkadaşlar

    Yaptığımız gezileri rapor haline getirip yayınlamak geri dönüp nasıl bir gezi yaptığımızı hatırlamak için de iyi bir kaynak oluyor bizim için de.. Hem de böyle bir gezi planlayanlar için kaynak ve rehber işlevi görüyor.. Artık günümüzde her şeyin sabun köpüğü gibi bir var bir yok olmasına inat Enduroist'in gezi raporları daimi bir kaynak olarak varlığını devam ettiriyor.
    Her ne kadar fotolarda göreceğiniz gibi üzerimizde halen aktif üyesi olduğumuz GS Trophy Turkey tişörtleri olsa da uzun yıllardır bir Enduroist üyesi olduğum için bu konuya hoşgörü göstereceğinize inanıyorum..

    Bu girişgahtan sonra gelelim 17-27 Eylül 2021 tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz ENDÜLÜS TURU'muzu anlatmaya..

    2019 yılında yaptığımız Yunanistan-Bulgaristan-Romanya turumuz sırasında bir sonraki turumuzu aynı ekip ile Endülüs’te yapmaya karar verdik..
    Ekibimizi tanıtayım:

    1) Hacer-Alper İynem


    2) Sezer-Evren Candemir



    3) İrem-Müfit Pehlivanoğlu


    4) Müge-Murat Atasayan


    Endülüs’de kullanacağımız motorların temini için 3 alternatif vardı..
    İlki kendi motorlarımızı RORO ile Toulon’a göndermek ve oradan Endülüs’e inmek. Toulon’dan Granada 1400 km.. En az 2 gün gidiş, 2 gün geliş 4 gün yol için harcanacak...Zaten 9 gün izin var.. Bir de RORO masrafı eklenince hiç cazibesi kalmadı..
    İkinci şık konteynıra motorları yükleyip göndermek...Anlaşıldı ki öyle bir olasılık yok.. Plakalı, kendi motorumuzu konteyner ile gönderemiyoruz.. Kaldı ki bir ihtimal olsa bile motorların karşı limana ne zaman varacağı belli değil..
    3. ve son şık motosiklet kiralamak.. O zamanlar euro henüz uçmadığından fiyatlar ürkütücü gelmedi.. Motor kiralama işi yapan büyük firmalardan biri olan IMTBIKE ile iletişime geçtik.. Tur tarihini eylül gibi planlayarak o tarihe müsaitliği olan 2 BMW 1250 GSA ve2 adet BMW 1250 GS kiralayarak kaporolarını gönderdik..Motorları 125 ve 115 euro gibi günlük fiyatla 7 günlüğüne kiraladık. 6gün üstü kiralamada km sınırı yok. 6 gün ve altında 300km/gün sınırı var.
    Sonra 2020 başında COVİD patladı ...Yaz aylarında İspanya sınırlarını kapattı.. Yazışmalar neticesinde turu bir yıl sonrasına yani 2021’e erteledik.
    2021 yılının ilkbaharında aşının uygulanmaya başlaması ile eylül ayında turu yapabileceğimize kanaat getirdikten sonra ben yaz boyunca rota çalışmalarına başladım...Pek çok kaynağı inceleyerek günlük ortalama 5 saat civarı yol yapacağımız ve şehirleri gezmeye vaktimizin kalacağı bir güzergah oluşturdum.. Basecamp’de rota oluşturup kendi navigasyon cihazlarımıza yükledik. Evren’de kalacağımız otelleri rezerve etti...Ve 17 Eylülü beklemeye başladık. Biz bekledik ama döviz beklemedi...Aldı başını gitti...Yapacak bir şey yok...Endülüs’e gidilecek.


    17 Eylül 2021 Cuma


    Sabah 06:00 da Müfit, İrem, Hacer ve Ben İstanbul Havaalanına gitmek üzere Safranbolu’dan yola çıktık.



    Evren ile Sezer Eskişehir’den, Murat ile Müge’de İstanbul’dan yola çıkarak havaalanında buluştuk..




    THY'nin 13:20 uçağı ile Malaga’ya uçtuk..





    Yaklaşık 4 saatlik bir uçuşun ardından Malaga’ya ulaştık..




    Maalesef orada tatsız bir sürpriz ile karşılaştık. Murat ile Müge’nin ekipmanlarının bulunduğu valiz kayıptı.. Birisi mi aldı, uçağa mı yüklenmedi bilemedik...Telefonlar görüşmeler derken en nihayetinde valizi bulamadık ve kayıp bürosuna bir rapor tutturup motorları teslim alacağımız IMTBİKE ın yolunu tuttuk..


    Aslında motorları cumartesi teslim almayı planlamıştık.. Hafta sonu depo kapalı olduğundan teslimat için 90 euro extra ödememiz gerekiyordu.. Sonra IMTBIKE’ın sitesini tekrar incelediğimde bir gün önce saat18:00 ile 19:00 arsında ücretsiz olarak alabileceğimizi görünce uçaktan inince direkt olarak IMT’ye gitmeye ve motorları bir gün önce teslim almaya karar verdik. 90 euro vermekten de kurtulduk.


    Murat ile Müge yarın sabah bize katılmayacaklar.. Tekrar havaalanına gelip valize bakacaklar.. Birisi aldıysa belki getirmiştir diye.. Bulunmazsa bir mağazadan yeniden mont pantolon ve botlarını alıp akşama bize katılacaklar. Kasklarımız yanımızda olduğundan onlarda sorun olmadı.


    IMTBİKE’da motorlarımız hazır vaziyette bizi bekliyordu.








    Telefon tutucularımızı ve depo üstü çantaları taktık.. Yanımızda götürdüğümüz BMW Navigator 5/6 larımızı taktık. Topcase ve yan çantalar kiralama bedeline dahildi. Ben ayrıca alçak sele talep etmiştim.. Onu da temin etmişler.
    IMTBIKE görevlisi Miguel ile sözleşmeleri imzalayıp valizlerimizi burada bırakıp tur moduna geçerek ilk gece kalacağımız Malaga’da ki Hotel Don Paco’ya geçtik.



    Tur planımızda her katılımcıya bir şehir rehberliği görevi paylaştırdık. Malaga sorumlumuz Evren’di.. Onun ayarladığı restorana gittik ve sonrasında Malaga sokaklarını gezdik..




    Türkiye’den direkt uçuş olması nedeniyle Endülüs turlarının başlangıç ve bitiş noktası genelde Malaga oluyor. IMTBİKE ın burada bir şubesinin olması bu anlamda işimize geldi.






    Şehrin canlı sokaklarını da gezdikten sonra yarın turumuzun ilk günü için içimizde tatlı bir heyecan ile otelimize dönüyoruz..
    Konu alperiynem tarafından (05-10-2021 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.

  2. alperiynem güzel mesajın için 13 üye sana teşekkür etti :

    Ahmet Öztekin (10-10-2021),alper ozbas (07-10-2021),Cem Tanik (06-10-2021),ERDAL CANTÜRK (05-10-2021),Evren Candemir (06-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Haluk Çakır (05-10-2021),Mustafa Özdemir 11 (05-10-2021),omercem (06-10-2021),Osman Somuncu (06-10-2021),Serdar ZIMBA (06-10-2021),SONAY YÜKSEL (06-10-2021),Uğur Özbay (06-10-2021)

  3. #2
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    18 Eylül 2021Cumartesi (1.gün)

    Bugün Rotamız Granada..




    Otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra 3 motor yola çıktık.. Muratlar havaalanına gittiler.
    Malaga çevresindeki en popüler motosiklet rotalarından biri olan A-7000 ile Colmenar’a doğru ilerledik.



    Aynı şeyleri tekrarlamamak için en baştan tüm geçtiğimiz yollar için söyleyeyim...Endülüs’ün tümünde ( bir iki kısa tamirli yol dışında) asfalt süper... Lastiklerin tutuşu süperdi.. Hepimizde Tourance next lastikler vardı. Scorpion veya Roadtech 01 gibi bir lastik olsa daha da süper olurdu.. Ancak Torance nextler ile hiç bir tedirginlik yaşamadık.


    Dönelim tekrar rotamıza...


    İlk gün 1250 lere adapte olmak ve İspanya trafiğine alışmakla geçti. Klasik Avrupalı yaklaşımı gereği motosiklete saygı gösteriyorlar. Hatta motosikletten ziyade bisikletlilere daha çok dikkat ediyorlar. Yollarda sürekli bisikletlere 1.5 metreden yakın geçilmemesini uyaran tabelalar vardı. Siestalarından dolayı bu insanlara tembel diyoruz ya.. bunu yalanlarcasına dağ bayır herkes bisiklette veya yürüyüş / koşu yapıyor.. Sporu hayatlarının bir parçası haline getirmişler.
    İçimizden sadece Murat’ın Türkiye’de 1250 ADV’si var. .Benim, Evren’in ve Müfit’in 1200 GS ADV’miz var.. Bu tur ile 1250’yi de daha yakından tanıma şansımız oldu. IMT de kiraladığımız hafta sadece 2 ADV olduğundan diğer ikisini düz GS olarak kiralamıştık.. ADV’den düz GS’e geçince daha atletik bir makinaya dönüş yapmış olduk. Bir de Vario çantalara...Metal çantanın kullanımı daha pratik. Dolu iç çantalarımızı variolara yüklemek için her defasında söküp takmak gerekiyor..


    Hava ısısı 26-28 derecelerde.. Gayet iyi. Dağ taş zeytin ağacı.. Zamanında Akdeniz'in en büyük zeytin üreticisi Anadolu topraklarıymış...Sonra o güzelim zeytin ağaçları yok edilmiş.. İlber Ortaylı’nın anlattığı bir hikaye geldi aklıma. İnternetten buldum , paylaşayım..



    İlberOrtaylı

    2Eylül 2019

    ·
    DELİCE..
    1951-1952yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye’den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor.
    O güne kadar İspanya’ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı:
    Kömürler İskenderun’dan Saroz Körfezi’ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen *"delice"*ağacından elde edilmesi isteniyordu.
    İstek dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisinden sevinçle karşılanıyor, ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu.


    Görgü tanıklarının anlattıklarına göre, limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kaplanıyor göz gözü görmüyordu!
    O yıllarda Ankara’da görev yapan ABD Ticaret Ataşesi, dönemin Dışişleri Bakanı’na ihraç edilen kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiği ya da nerelerde kullanıldığını araştırıp araştırmadıklarını soruyor.
    Aldığı cevap, getirisinin önemli olduğu, nerede kullanıldığının Türkiye’yi ilgilendirmediği şeklinde oluyor. Bunun üzerine ataşe konuyu kendisi araştırıyor ve otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşıyor. Bununla yetinmeyip ABD’de tanıdığı mühendislerden bilgi alıyor ve otoyolda kömür dolgunun bir yararı olmadığını öğreniyor.
    Öğrendiklerini Bakan’a iletiyor, Türkiye’nin rahatsız olmadığını, gelirden dolayı memnun olduklarını söylüyor, konu kapanıyor...
    *Delice ağacının zeytin aşılamak için en uygun ağaç olduğunu bilenler Türkiye’ye oyun oynamışlardı.*
    Sonuç olarak İspanya dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısıdır*ve ne tesadüf ki aynı yıllarda Türkiye margarinle tanışmıştır...*
    NOT:*Aşılanmamış zeytin ağacına "delice" denir.*

    ALINTIDIR...

    Marshall yardımlarıyla Ege ve Akdeniz bölgemizdeki milyonlarca zeytin ağacımız kökünden sökülerek gemilerle Avrupa'ya götürüldü.
    ABD bize bu ağaçların yerine milyonlarca kavak ve çam(çıra) fidanı verdi.
    Kavak ağacı memlekette alerjik hastalıklar başlattı.
    Çam ağacı ise bildiğimiz yağlı çıra idi. Dağlarımıza ovalarımıza her yere diktik.
    Hiç bir işe yaramayan bu ağaç, ülkemizin dağına bayırına dikilen saatli bomba oldular.
    Bu ağaçlar yandığı zaman kozalakları patlayarak yanar halde 200 metre uzağa fırlamakta oradaki çam ağaçlarını da tutuşturmaktadır.
    Bugüne kadar kimi gördüysem yetkili yetkisiz, beyinli beyinsiz herkese anlattım
    "ABD leri bizim gibi haini bol ülkelerin coğrafyasını çam (ÇIRA)ormanlarıyla dolduruyor, içimizdeki hainlerin sayesinde bir kibrit çakmasıyla 100 savaş uçağının verdiği zararı veriyorlar.
    Şimdi soruyorum size devletimiz bu çam ağaçlarının yerine zeytin, ceviz, badem, incir, sakız ağacı dikse hem bu ağaçlar kolay kolay yanmaz hem de köylümüze bir gelir olur.
    Hala çam dikiyoruz bıkıp usanmadan.
    Bir tane akıllı yönetici bir tane milli yönetici gelmeyecek mi bu memlekete...

    İlber Hoca'ya teşekkür edip raporumuza devam edeyim..



    Zafarraya ‘da mola verdik.. Küçük bir köy. Köyün sosyal tesisi gibi bir yerdeyiz.. Tesisin üst katında küçük çocuklar spor yapıyorlar, bize de sesleri geliyor. Sıcak arttığından soğuk su ve aperatifler hoşumuza gidiyor. Kızarmış ekmek, Domates sosu ve tereyağından oluşan bir aperatif getiriyorlar...Açlığımızı yatıştırdı.. Bu sırada kurs bitiyor ve çıkan çocuklar karşımızda duran motorların etrafını sarıyorlar..





    Onlarla bir hatıra fotoğrafı çektirip yola devam..


    Yolumuz üzerinde yer alan Los Bermejales baraj Gölünün bentinin üzerinde mola verip drone ve fotoğraf çekimleri yaptık.







    Çok geç kalmadan Granada’ya ulaşmamız lazım..
    1 ay önce internetten biletini aldığımız Alhambra Sarayı’nı gezeceğiz..
    Onun için bugün kısa bir rota tercih ettik. Aslında erken gidersek diye Sierra Nevada turunu da alternatif olarak hazırlamıştım...Ama ancak zamanında girebildik Granada’ya.
    Rezerve ettiğimiz otelde yaşanan bir karışıklık nedeniye başka bir otel ayarlamak zorunda kaldık.. Yanında kapalı otoparkı ve daha merkezi konumda olması ile daha avantalı oldu aslında. Hotel Melia Granada






    Otel girişinde Murat ile Müge’de ekibe tekrar katıldılar.. Maalesef valiz yok.. Bu nedenle yeni ekipman almak zorunda kalmışlar. Nazarlık olsun diyelim..
    Hızla hazırlanıp taksi ile Elhambra Sarayına geçtik.


    El Hamra Sarayı, İspanya’nın güneyinde yer alan Granada kentinin hakim tepelerinde bulunmaktadır. Roma döneminden kalan tarihi surların üzerine yeniden inşa edilmiştir.
    İspanya‘nın Endülüs (Andulusian) Bölgesi sınırları içerisinde bulunan tarihi kale 1200’lü yılların başına kadar herhangi bir onarım görmemiştir. Endülüsler döneminde Gırnata (Granada)Emiri Muhammed Nasır tarafından El Hamra Sarayı günümüzdeki haline getirilmiştir. Endülüs hakimiyetinin zayıflamasıyla birlikte Roma ve Bizans mimarileri ile saraya eklemeler yapılmıştır.


    Elhamra Sarayının bölümleri:




    1. Generalife (Sultanın Cennet Bahçesi – Cennet-ül Arif)
    2. Nasri Sarayları
    3. Aslanlı Avlu ve Fıskiye
    4. V.Karl’ın Sarayı (İmparator Carlos’un Sarayı)
    5. Alcazaba (El Kasaba)



    Bunlardan en önemlisi olan Nasri Sarayının girişi saat 16:30’da..Kaçırırsak yeniden bilet almak için uzun bir kuyruğa girmeniz gerekiyor.. Onun için saatinde orada olmak önemli...Diğer bölümlere istediğiniz saatte girebiliyorsunuz..
















    Elhamra Sarayını gezdikten sonra otobüs ile Garanada Merkeze döndük. Şehrin ana caddesi kapatılmış ve pek çok etkinlik yapılıyordu.. Tam bir karnaval havası vardı. Kaykay showlar, bisiklet akrobasisi, eskrim, bagminton maçları...Cıvıl cıvıl bir ortam.. Ara sokaklardan geçip bir meydana çıktığımızda flamenko gösterisi ile karşılaştık.. Gerçekten etkileyici bir dans ve müzik..






    Yemeğimizi yedikten sonra yarın yapacağımız uzun Granada ringi için odalarımıza çekildik...



    Konu alperiynem tarafından (11-10-2021 Saat 10:17 ) değiştirilmiştir.

  4. alperiynem güzel mesajın için 7 üye sana teşekkür etti :

    Ahmet Öztekin (11-10-2021),Evren Candemir (06-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Haluk Çakır (06-10-2021),Osman Somuncu (10-10-2021),Serdar ZIMBA (06-10-2021),Uğur Özbay (06-10-2021)

  5. #3
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    19 EYLÜL 2021, PAZAR -2.GÜN




    Bugün yolumuz uzun.. Sierra Nevada Dağlarının etrafında Velefique’yi de kapsayan bir ring yapacağız..


    Sabah kahvaltısından sonra kapalı otoparktan motorlarımızı alıp otelin önüne geldik. Navigasyonlar ayarlandı.. Bakmayın ayarlandı dediğime.. Her çıkışta ufakta olsa navigasyon şaşkınlıkları yaşıyoruz...BMW Navigatörlere , bilgisayarınıza yüklediğiniz Basecamp isimli uygulama ile rotayı yapıp cihaza yüklediğinizde , rotayı kontrol etmek için baktığınızda yüklediğiniz rotayı görüyorsunuz...Git dediğin anda o kadar çalışma boşa gidiyor ve cihaz kendi rotasını oluşturuyor.. Bu sefer cihaz üzerinden duraklama noktaları bulup işaretliyorsunuz.. Velhasıl telefondan google map ile 30 sn de yaptığınız iş Navi’de 30 dk sürüyor.. En baştan Basecamp te duraklamalı rota çizilirse iş daha kolay oluyor tabi..


    Neyse.. Çıktık yola.. Bir süre otoban ile Malaga yolunda gittikten sonra ana yoldan ayrılıp dağın eteklerine doğru sürdük.








    Endülüs’ün beyaz köyleri meşhurdur.. En bilinenlerini kapsayacak şekilde rotamızı planlamıştık...Ama geçtiğimiz köyleri görünce hepsinin çok güzel beyaz köy olduğunu gördük. Büyük çoğunluğu 2 katlı, minik balkonları ve pencerelerinde kepenkleri olan sevimli köylerdi.
    Lanjaron, Las Barreas, Orgiva derken geçtiğimiz her köyü hayran hayran seyrettik..
    Asfalt ve virajlar o kadar güzeldi ki artçımız olduğunu unutup gaza geldik zaman zaman..


    Günlerden pazar olduğu için motosikletli, bisikletli gezgin çoktu.
    Sierra Nevada solumuzda bize eşlik ederken arkası görünmeyen virajların ardı arkası kesilmiyordu.
    Torviscon civarında bir kafenin önünde çok sayıda motosikleti görünce kahve molası vermek için durduk. Dilleri milliyetleri farklı olsa da aynı hevesin peşine takılmış insanların bir arada bulunduğu bu cafe bize de güzel bir atmosfer yaşattı.. En azından yoldan bir motor geçince masaların tümü o yöne bakıyordu













    Cafede yarım saat kadar dinlendikten sonra tekrar yola koyulduk..



    Hedefimiz Gergal... Gergal’in hiç bir özelliği yok.. Hatta sadece bir tane köy cafe’si var.. Ama burada artçılarımızdan müsaade isteyerek Murat, Evren ve Ben, Velefique virajlarına artçısız gideceğiz.. Müfit dinlenmeyi tercih etti..97 km yolumuz var..1.5saatte döneriz dedik. (Google map bile 2.5 saat veriyormuş aslında)







    Yan çantaları çıkarıp bekleyen artçılarımıza emanet ettikten sonra yola koyulduk..Gergal’den başlayıp Velefique ve Becares üzerinden yine Gergal’de bitecek saat yönünün tersine bir rotamız var..





    Castro de Filames üzerinden geçen bağlantı yolumuzun sıkıcı olabileceğini, Velefique-Bacares arasında kurtlarımızı dökeceğimizi düşünüyorduk.. Yanılmışız.. Bağlantı yolumuz dar olsa da zeminin güzelliği ve geçtiği dağlar nedeniyle manzarası harika olmasıyla keyfimizi misliyle arttırdı.





    Velefique girişinde pozumuzu verdik.





    Sonra da tırmanmaya başladık..




    6 km lik tırmanışta20 civarında hairpin ile başımızı döndüren bir yer Velefique.. Stelvio tadında bir yol burası... Şansımıza yol çok sakin..










    Tırmanış sıraında Evren ve Murat’ın drone ile çekimlerini yaptım.. Sonra zirveden geçidin yukarıdan görüntülerini aldım...Bunları da hazırlayacağım videoda bulabilirsiniz...
    Saate baktığımızda kendimizi buraların güzelliğine ve drone çekimlerine kaptırdığımızdan hayli ilerlemiş olduğunu gördük..Şimdiden 2 saat olmuş. Daha rotanın ortasındayız. Geldiğimiz yoldan mı dönelim yoksa kapatıp ringi mi tamamlayalım diye düşündükten sonra tam yol ileri dedik.. İyi ki demişiz..Bacares üzerinden devam ettiğimiz yol yıllarca unutamayacağımız güzellikteydi..Tourance next’lerin asfalta değmeyen yeri kalmadı
    Araba ile en az 1.5 saat sürecek yolda 1250’ler ile 45 dk da Gergal’e ulaştık. Bekleyen ekibin yanına geldiğimizde geç kalma sebebi olarak hazırladığımız yalanların gereksiz olduğunu gördük.. Sağ olsunlar bizi güler yüz ile karşıladılar...Ama Murat bunu bir tuzak olarak düşünüp hazırladığımız yalanları anlatmaya başladı.. Baktık ki gerçekten gülüyorlar...Biramızı içelim o vakit deyip içimizi soğuttuk..





    Velefique!de çektiğimiz videolara bakıyoruz..






    Biraz dinlendikten sonra akşam Granada sokaklarında gezmek için yolu daha fazla uzatmayıp A-92 otoyolundan otelimize geri döndük..
    Dün yani cumartesi akşamı cıvıl cıvıl olan sokaklar pazar akşamı sakinleşmiş, el ayak çekilmişti.. Yorucu bir gün de geçirdiğimizden otelimizin hemen karşısında bir restoranda akşam yemeğimizi yedik..
    Gün içinde gelen bir haber ile Müge ve Murat’ın valizinin uçağa hiç yüklenmediğini, İstanbul’da kaldığını öğrendik.. Yarın sabah uçağı ile valizleri geliyor. Onun için onlar valizlerini almak için tekrar Malaga’ya gidecekler.. Akşama Cordoba’da buluşacağız..















    Konu alperiynem tarafından (06-10-2021 Saat 14:40 ) değiştirilmiştir.

  6. alperiynem güzel mesajın için 9 üye sana teşekkür etti :

    Ahmet Öztekin (11-10-2021),ERDAL CANTÜRK (06-10-2021),Evren Candemir (06-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Haluk Çakır (06-10-2021),Osman Somuncu (10-10-2021),Serdar ZIMBA (06-10-2021),SONAY YÜKSEL (06-10-2021),Uğur Özbay (06-10-2021)

  7. #4
    Enduroist Üye Uğur Özbay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    UĞUR ÖZBAY
    Üyelik tarihi
    19-06-2017
    Bulunduğu yer
    DATÇA
    Mesajlar
    129
    Motosiklet
    2005
    Marka
    Diger

    Standart

    Teşekkürler...Yahya Kemal'in "Zil, şal ve gül..." diye başlayan dizelerini hatırladım.

  8. Uğur Özbay, bu güzel yazın için sana Teşekkür Edildi.

    alperiynem (07-10-2021)

  9. #5
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    ENDÜLÜS'TE RAKS

    Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
    Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı...

    Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
    İspanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.

    Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri,
    İşveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri...

    Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
    İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.

    Alnında halka halkadır aşüfte kâkülü,
    Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü...

    Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir
    İspanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.

    Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
    Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

    Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...
    Şeytan diyor ki, sarmalı, yüz kerre öpmeli...

    Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle,
    Her kalbi dolduran zile, her sineden: "Ole!"


    Yahya Kemal BEYATLI


    Gırnata olarak bahsettiği yer Granada.Tesadüfen bizim denk geldiğimiz gösteri de Granada'daydı..


    Konu alperiynem tarafından (07-10-2021 Saat 10:38 ) değiştirilmiştir.

  10. alperiynem güzel mesajın için 5 üye sana teşekkür etti :

    Evren Candemir (12-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Osman Somuncu (10-10-2021),Serdar ZIMBA (07-10-2021),Uğur Özbay (07-10-2021)

  11. #6
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    20 EYLÜL 2021 ,PAZARTESİ. ( 3.GÜN)


    Bugün Granada'dan ayrılıp Cordoba'ya gideceğiz..




    Murat ile Müge’yi kayıp olup bulunan valizlerinin İstanbul'dan Malaga'ya gelmesiyle, havaalanından almak üzere Malaga’ya yolculadık.. Akşam Cordoba'da buluşacağız.





    Bugün rotamız Granada'nın önce kuzeyine Moclin kasabasına, sonra oradan batıya Cordoba’ya.. Fazla heyecanı olmayan bir gün..


    Moclin’ de bir ortaçağ kasabası.. Tepesinde bir kale ve beyaz evlerden oluşan şirin bir kasaba.. Gidiş yolu dar ve uçurum var.. Artçılar için biraz heyecanlı ama görseli keyifli bir yol ile Moclin’i karşıdan gören seyir yerine ulaştık.. Ben drone çekimleri ile uğraşırken ekip harıl harıl orada buldukları bir badem ağacını talan ediyorlardı





    Moclin’den devam edip rotamız üzerinde ki görülmesi gereken bir başka nokta olan Montefrio’ya geldik..


    Montefrio’da da bir kale ve Roma’da ki Panteon’a benzeyen yuvarlak mimarisi ile görülmeye değer 14.yy’dan kalma Enkarnasyon Kilisesi var..
    Yapı oldukça büyük..
    Zamane mimarları yapıyı fırına benzetmişler..






    Tarihi kilisenin önünde biraz sıvı ikmali yaptıktan sonra bizi bekleyen başka bir kasabaya yani Priego De Cordoba’ya yol alıyoruz..
    Yol boyu her yer zeytin ağaçları.. Bu etap viraj ve seyir açısından fena değildi..


    Priego DeCordoba’nın en popüler noktası şehir merkezinde yer alan tarihi çeşme ve havuzu..




    Havuz bakımda olduğu için dolu değildi maalesef.. Ama ortamdaki huzur hissini teneffüs etmek için bir süre dinlendik burada





    Öğlen yemeği için yakındaki bir restorana geçtik..





    Burada Muratlar ile görüştüğümüzde, Malaga’daki işleri hallettiklerini ve Cordoba’ya gelmek için Ronda üzerinden bir rota yaptıklarını öğreniyoruz.. Valizden ihtiyaçlarını alıp yine IMTBIKE'a emanet ettiler..




    Mola noktasından bize foto gönderdiler Endülüs genelinde meyve likörü diye tanımlayabileceğimiz Sangria yerine çok benzeri olan Tinto Verdo var.. Gerçek sangria’yı bulmuşlar..




    Öğle molasından sonra fazla vakit kaybetmemek için geniş yollardan Cordoba’ya vardık..
    Otelimiz yine şehir merkezine yürüme mesafesinde.. Hotel Oasis.. Otele ulaştığımızda 10 dk önce Müge ile Murat’ın da oraya geldiklerini öğrendik.





    1 saat sonra Cordoba’yı gezmeye hazır vaziyette otelin önünde buluştuk.. Cordoba rehberimiz İrem.. Dersine iyi çalışmış mı diye can alıcı sorular soruyoruz 20 dk yürüyerek önce Roma Köprüsüne, sonra Kurtuba Cami’sine ulaşıyoruz.









    Akşam güneşinin nefis sarı tonları, köprü ve Kurtuba Katedrali ( Mezquita) fotoğraf için güzel pozlar yakalamamızı sağladı. Ancak saat 19:00 u geçtiğinden Kurtuba’ya giremedik.. Sabah 8:30 da geleceğiz.. O halde şimdi dar Cordoba sokaklarını gezme vakti...














    Akşam için rezervasyon yaptığımız açık hava bir mekanda yemek yiyeceğiz.(Taberna el No:10) .Restoranlar saat 20:30 da açılıyor.. Öncesinde servis vermiyorlar.. Siestalarında gösterdikleri disiplini restoran hizmetlerinde de gösteriyorlar.. Dükkanlar 10-10:30 da açılıp13:30 da kapanıyor.. Sonra 16:00 da açılıp 18:30 da kapanıyor...Daha çok müşteri gelsin, daha çok kazanayım gibi bir psikoloji yok buralarda.. Mesela bir cafe & restorana saat 19:00 gibi gittiğinizde 20:30 a kadar sadece drink veriyorlar...Yemek menusu 20:30 da geliyor..


    Her ne kadar eğlenceli anlar yaşıyoruz desek de biraz oturduğumuzda yorgunluk emareleri yansıyor yüzlere










    Keyifli ve lezzetli bir tapas sofrasından sonra yürüyeyerek otelimize döndük. Yarın güzel bir rotamız daha var..

    Konu alperiynem tarafından (07-10-2021 Saat 11:37 ) değiştirilmiştir.

  12. alperiynem güzel mesajın için 4 üye sana teşekkür etti :

    Evren Candemir (12-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Osman Somuncu (10-10-2021),Serdar ZIMBA (07-10-2021)

  13. #7
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    21 EYLÜL 2021, SALI (4.GÜN)



    Kahvaltı sonrası motosikletlerimizi ve kendimizi keyifli olacağını düşündüğüm bugünkü rotaya hazırladık.. Ama önce Kurtuba Katedrali’ne gideceğiz..
    Şehir merkezinde yer alan Katedral’e navigasyonun çizdiği rota nedeniyle girilmez tabelalarının yanından geçip caminin önüne kadar geldik.. Umarım ceza yemeyiz.. Murat yiyeceğimizi söylüyor..
    Evren, Murat ve Müfit motorların başında beklemek istiyorlar.. Geri kalanımız girişleri sabah 8:00-9:00 arası ücretsiz olan camiye giriyoruz.. Girer girmez müthiş bir ihtişam duygusu sarıyor...820civarı sutun, onlarca şapel, Emevilerden kalma mihrap o sırada çalan canlı org...Mutlaka gezilmesi görülmesi gereken bir yer burası... Alhambra’dan daha etkileyici olduğu konusunda hemfikiriz..






    Kurtuba cami önce küçük bir kliiseymiş.. Emeviler gelince üzerine cami yapmışlar.. Onlar gidince de İspanyollar Katedral yapmışlar...Araplardan kalan muhteşem mihraba dokunmamışlar.. Tüm dinlerin bir arada olduğu bir ibadethane burası.. Onun için müslümanlar cami, hıristiyanlar katedral, Cordobalılar da Mezquita diyorlar...






    Bu güzel yapıyı gezdikten sonra ağır ağır motosikletlerin olduğu alana gidiyoruz...




    Günün rotası için yola çıkıyoruz...Ve yine ufak bir GPS krizi ile Sevilla’ya direkt giden yola giriyoruz.. Fark eder etmez rotayı revize edip ilk durağımız olan Almodovar del Rio’ya çeviriyoruz. Almodovar del Rio’da bizi çok güzel bir kale bekliyor.







    Ancak kale 11:30 da açılıyormuş.. Etrafında ki yürüyüş yolunda bir tur atarak içini gezmeden yola devam etmeye karar verdik.
    Yaklaşık 45 dk lık bir sürüşten sonra Homechuelos kasabasına geldik.. Burada yer alan barajın seti üzerinde drone çekimlerini yaptık..




    Buradan itibaren Alanis’e kadar Homechuelos Dağları Milli Parkı içinde yol yapacağız..
    Rotamızda 10 km lik baraj gölü geçişi dışında geri kalan tüm yollar GS’lerimizin sevdiği tarzda.. Güzel zemin, bol viraj.. Keyifli bir biçimde Alanis’e geldik.. Aparatiflerle soğuk veya sıcak içeceklerimizi içtikten sonra Sevilla’ya gitmek üzere yola çıktık.. Geniş yollar ve geniş virajlar tempoyu yükseltmemizi sağladı. Bu kadar düzgün ve geniş yol ruhumuza aykırı olduğundan rotayı planlarken bildiğim üzere asfalt ancak bozuk satıhlı bir yola girdik.. Manzaranın güzelliği sayesinde arkadaşlarımdan çok sövgü almadığımı tahmin ediyorum


    Ve Sevilla’daki otelimize yani Hotel America Sevilla’ya ulaştık..
    Evren sağolsun otellerimizin detaylarına önem vermiş..Covid zamanında otellerin çoğu hala müşteri alamadığını biliyoruz. Bu sıkıntılı dönemde böyle güzel otelleri ayarlaması müthiş...Bizimki gibi her gün farklı otellerde kalmayı gerektiren turlarda motosikletlerin güvenliği, kahvaltı, oda konforu, şehir merkezine uzaklık gibi konular çok önemli.. Arada ufak tefek sorunlar yaşansa da tur genelinde bu konularda Evren’in emeğine teşekkür ediyoruz..





    Üstümüzü değiştirip kendimizi Sevilla sokaklarına attık.. Endülüs’ün kalbi olarak nitelendirilen şehire yani.. Burada en az 3 gün kalınması gerektiği söylenir.. Görülecek ve gezilecek çok yer varmış...Ama maalesef yarın sabah Cadiz’e gitmek üzere bu şehirden ayrılacağız..
    Otel şehir merkezinde olduğundan hemen kalabalığa karışıyoruz..







    Sevilla katedrali’ne saat geç olduğundan giremedik ama bir cenaze varmış..Kısmen içini gördük..Cristoph Kolmb’un mezarı buradaymış.. Uzunca bir kulesi de var.. Kıymışlar paraya...Zaten Kolomb’un Güney Amerika’da ki İnca yerlilerinden aldığı altınlarla yapılmış bu katedral.. Onun için mezarını buraya koymuşlar..





    Önemli diğer bir yapı da Alcazar denilen saray ve kalenin entegre olduğu yapı.. Burası da kapanmış.. Gezmek için 2-3 saatinizi ayırmanız gerekiyormuş. Zaten bizim o kadar vaktimiz yok.




    Plaza de Espana’ya gittik.. Ancak konser hazırlığı nedeniyle meydanı kapatmışlar.. Giremeyip döndük.. Yorulduğumuz için bir cafede biraz dinlendikten sonra otelimize döndük..
    Bu İspanyolların çoğu İngilizce bilmiyor...Akşam otele döndüğümüzde otelin önüne park ettiğimiz motorlarımızı belediye işçilerinin ilgiyle incelediklerini gördük. Biraz sohbet ettik ama ne sohbet.. İngilizce konuşmadan motosiklet üzerine sohbet Birinin1150’si varmış.. Google translate ile İspanyolca-İngilizce anlaştık yine de ... Şimdi dinlenme vakti...
    Konu alperiynem tarafından (07-10-2021 Saat 13:47 ) değiştirilmiştir.

  14. alperiynem güzel mesajın için 4 üye sana teşekkür etti :

    Evren Candemir (12-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Osman Somuncu (10-10-2021),Serdar ZIMBA (07-10-2021)

  15. #8
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    22 EYLÜL 2021,ÇARŞAMBA ( 5.GÜN)



    Güzel şehir Sevilla’ya daha fazla vakit ayıramamış olmanın burukluğu ile yeni güne ve yeni rotaya merhaba diyoruz.. Bugün en meşhur beyaz köylerden birisi olan Grazalema var rotamızda.. Otelin kahvaltısı başarılıydı.. Motorlarımızda otelin önünde sağ salim vaziyetteler.. Ayarlanamayan Navi cihazımızla yola çıkmaya hazırız..




    Bugün çok sorun yaşamadan şehirden çıktık.. Arenal’e kadar ekseriyetle düz yollardan seyrettik...Sonrasında virajlarımıza kavuştuk.. Rota yaparken çok merak ettiğim yollardan birisi de Zahara ie Grazalema arasındaki CA-9104 yoluydu.. Asıl yol olan A-2300 yerine daha fazla viraj içerdiğinden bu yolu tercih etmiştim...Umarım ekibe mahçup olmam diye düşünüyordum..StreetView’da Zemini düzgün görünüyordu.. Ama genelini ancak sürünce görecektik.
    Zahara ya gelince önce bir baraj ardından sivri bir tepede konuşlanmış bir kale ve güzel bir beyaz köy bulduk. Bu güzelliği pas geçmemek için burada bir kahve molası verelim dedik.











    Bu sevimli köyde dinlendikten sonra tekrar yola çıktık...Merak ettiğim yola yani..
    Ve sürpriz...Velefique’nin bir beden küçüğünü bulmuşuz...Harpinler, tırmanmalar, manzara bayıldık bu yola...











    Zirvede bulunan park yerine gelince Evren ve Murat drone çekimi yapmam için tekrar aşağı indiler...Bu sefer drone ile tırmanışlarını çektim..
    Çekim, foto işleri bitince Grazalema’ya doğru yola koyulduk tekrar..




    Grazelema’da öğlen yemek molası verdik..




    Yemek sonrası zamanlı gidersek belki okyanusa gireriz diye Cadiz’e doğru devam ettik..
    Ancak önümüzde simsiyah yağmur bulutları vardı.. Ve rotamız üstüne indiriyordu.. Yağmur başlayınca etrafta benzinlik olmadığından bir alt geçide sığındık..







    Yaklaşık yarım saat bekledikten sonra yağmurun şiddeti azaldı, gideceğimiz yönde hava açıldı...
    Ver elini Cadiz..




    Cadiz, Avrupa anakarasında kurulan ilk şehir olarak biliniyor.. Atlas okyanusunun kıyısında, İspanya donanmasını barındıran bir şehir.. İnce ve uzun bir toprak parçası ile yarımada özelliği taşıyor. Cadiz’e bizim 3.köprüye benzeyen bir köprü ile girdik.. O sırada dev transatlantik yolcu gemilerinin bakımlarının yapıldığı büyük tersaneleri gördük. Motosikletin en güzel yönlerinden biri olan içinden geçtiğin ortamı daha iyi anlamandır.. Köprüde çok güzel deniz kokusu karşıladı bizi.. Rüzgarı da yanında.. Okyanus rüzgarı bu şehirden gitmez derler.. Biz oradayken abartılı bir rüzgar görmedik. Bu akşam HOTELOCCİDENTAL CADİZ’de kalacağız.. Eski şehire 20dk yürüme mesafesinde. Altında asansör ile inilen kapalı otoparkı var. Motorları sağlama aldık bugün de..
    Kısa bir dinlenmenin ardından saat geç olduğu için okyanusa girmeden eski şehire doğru yürümeye başladık. Bu sırada önümüze CHARLOTTE isimli güzel bir cafe çıkınca yeme içme işlerini burada yapmaya karar verdik.




    Klasik restoran kuralları burada da geçerli..20:30 dan önce sadece drink... 20:30da yemek..
    Yemekler güzeldi bu restoranda..
    yemek sonrasında okyanustan gelen güzel bir esinti eşliğinde Cadiz eski şehirine doğru yürümeye devam ettik..





    Burası da gezilesi güzel bir şehir...Ancak vakit geç olduğundan fazla dolaşamadan otelimize döndük..
    Konu alperiynem tarafından (07-10-2021 Saat 14:17 ) değiştirilmiştir.

  16. alperiynem güzel mesajın için 6 üye sana teşekkür etti :

    Ahmet Öztekin (11-10-2021),alper ozbas (07-10-2021),Evren Candemir (12-10-2021),halil yılmaz (11-10-2021),Osman Somuncu (10-10-2021),Serdar ZIMBA (07-10-2021)

  17. #9
    Moderatör alper ozbas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    alper özbaş
    Üyelik tarihi
    09-05-2013
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    1,502
    Motosiklet
    AFRİCA TWİN 1100 Adventure ES
    Marka
    Honda

    Standart

    İspanyanın güneyi için güzel bir gezi rehberi olmuş.Ben de kuzeyini Pireneleri daha önce yazmıştım.İMT Bike bizim de İspanyada tercih ettiğimiz motor kiralama şirketiydi çok profesyoneller ve işlerini severek yapan bir firma çok ilgililer.İspanyada bir çok noktada da bayileri var.
    Bu ayrıntılı güzel rapor için eline sağlık Alper.

  18. alper ozbas güzel mesajın için 2 üye sana teşekkür etti :

    Ahmet Öztekin (11-10-2021),alperiynem (08-10-2021)

  19. #10
    Enduroist Kadim Üye alperiynem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Isim
    Alper İynem
    Üyelik tarihi
    29-03-2013
    Bulunduğu yer
    Safranbolu
    Mesajlar
    507
    Motosiklet
    R 1200 GSA & CRF 250 L
    Marka
    Bmw

    Standart

    Alıntı alper ozbas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İspanyanın güneyi için güzel bir gezi rehberi olmuş.Ben de kuzeyini Pireneleri daha önce yazmıştım.İMT Bike bizim de İspanyada tercih ettiğimiz motor kiralama şirketiydi çok profesyoneller ve işlerini severek yapan bir firma çok ilgililer.İspanyada bir çok noktada da bayileri var.
    Bu ayrıntılı güzel rapor için eline sağlık Alper.
    Senin raporunu gördüm adaş.. Nasip olursa sırada o taraflar var ilerideki planımızda.. Fotolar görünmüyor ama.. İmagescheck kurbanı olmuşsun

  20. alperiynem, bu güzel yazın için sana Teşekkür Edildi.

    ERDAL CANTÜRK (08-10-2021)

 

 
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •